17132,20%0,11
43,72% 0,19
51,92% -0,02
7075,01% 2,56
11673,05% -0,41
DEVA Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Medeni Yılmaz, Sivil Toplum İlişkilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kerem Altun ve Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Av. Erkan İrven, çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Van'a geldi. Van'daki sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelen DEVA Partisi heyeti, Van'da yaşanan sorunlarla ilgili bilgiler aldı.
Çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere Van'a gelen DEVA Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Medeni Yılmaz, Sivil Toplum İlişkilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kerem Altun ve Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Av. Erkan İrven, beraberlerindeki DEVA Partisi Van İl Başkanı Av. Ahmet Sönmez ve partililerle birlikte Van Ticaret ve Sanayi Odası, Van Ticaret Borsası, Van Şoförler ve Otomobilciler Odası, Van Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası, Van Bakkallar ve Manavlar Esnaf Sanatkârları Odası'nı ziyaret etti.
Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileriyle bir araya gelen ve kette yaşanan sorunları ilk ağızdan dinleyen heyet, kentteki sorunları rapor haline getirerek genel merkeze sunarak, bu sorunların Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden milletvekilleri aracılığıyla dile getirilecek.
STK ziyaretleri sonrası basın mensuplarıyla bir araya gelen DEVA Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Medeni Yılmaz, Sivil Toplum İlişkilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kerem Altun ve DEVA Partisi Van İl Başkanı Av. Ahmet Sönmez, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
YILMAZ: "LOKAL OLARAK YAŞANAN SIKINTILARI YERİNDE TESPİT EDİYORUZ"
Saha çalışmaları kapsamında zaman zaman ülkenin birçok iline gittiklerini belirten DEVA Partisi İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Medeni Yılmaz, "Bütün milletvekillerimiz görevlendirildikleri illerde çalışmalar yürütüyor. Bu vesile ile ben de Van, Bitlis, Muş, Hakkâri illerinden sorumlu milletvekili olarak zaman zaman bazı ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda Sivil Toplum İlişkilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcımız Kerem Altun beyle burada çeşitli ziyaretler gerçekleştirdik. İllerimizi ziyaret ederken vatandaşlarımızla, sivil toplum örgütleriyle bir araya geliyoruz. Lokal olarak hangi sıkıntılar var, genel sıkıntılardan ne kadar etkileniliyor bunlarla ilgili bilgi alışverişinde bulunuyoruz. Bu ziyaretlerimizde aldığımız bilgileri dosya halinde genel merkezimize sunarak, bunlar hakkında çalışmalar yürütüyoruz" dedi.

"ÜLKENİN HER ALANINDA ŞU ANDA SIKINTI VAR"
Türkiye'de siyasette bir sıkışmışlık durumu söz konusu olduğunu belirten Yılmaz, "Ülkemiz belki şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla iki tane siyasi uç arasında sıkışmışlık hali yaşıyor. Mevcut iktidar partileri artık ülkeyi yönetemiyor. Ülkenin her alanında şu anda sıkıntı var. Ekonomi gerçekten çöktü. Çünkü bunu günlük hayatımızın her alanında yaşıyoruz. Bugün birçok sivil toplum kuruluşunu ziyaret ettik. Hepsinde aynı serzeniş ve aynı sıkıntı var. Bu alanda çok ciddi sıkıntı var. Adalet zaten bitmiş durumdadır. Adalet şu anda iktidarın sopası haline geldi. Adalet maalesef araçsallaştırıldı. Bu zaten en büyük sıkıntımız. Sağlıkta da ne durumda olduğumuzu her gün yaşayarak görüyoruz. 10-15 yıl önce mevcut iktidarın sağlıkta ülkeyi gerçekten iyi noktalara getirdiğini biliyoruz. Ama oradan çok hızlı bir şekilde geriye dönüş oldu. Şu anda insanlar muayene olmak için uzun süre randevu bulamıyor. Muayene olduktan sonra tetkikleri yapabilmek için yine uzun süreli randevular almak zorunda kalıyor. Yine ilaç anlamında ciddi sıkıntılar var. Nereye dokunursanız orada ciddi sıkıntılar var" diye konuştu.
"DEVLET OKULLARI ÇOK KÖTÜ DURUMDA"
Ülkenin eğitim anlamında kötü durumda olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Eğitimde geldiğimiz noktada çok ama çok kötü durumdayız. Hepimiz devlet okullarında okuduk. Devlet okulları çok kötü durumdadır. Eğitim sezonu açıldığı zaman okullarda görevli personeller yoktu. Bu bizzat Milli Eğitim Bakanı kendisi açıkladı. Okullar açıldıktan sonra görevli personeller alındı. Bu kadar büyük bir sıkıntının içerisinde yaşıyoruz. Çocuklar karanlıkta okula gitmek zorunda kalıyor. Aç gidip, aç geliyorlar. Öğretmen sıkıntısı, derslik sıkıntısı her alanda ciddi sıkıntı var. Artık eğitimde özel okullar ön plana geçti. Özel okul fiyatlarını herkes görüyor. İnsanlar çocuklarını daha iyi okullarda okutmak istiyor. Zor şartlarda ve kendi imkânlarını zorlayarak, hatta borçlanarak çocuklarını özel okullara göndermek zorunda kalıyor. Eğitimin, sağlığın, adaletin, ekonominin durumu ortadadır. Tarım ve hayvancılığın durumu çok ama çok kötü. Her alanda büyük sıkıntılar var. İnsanlar artık iktidardan umudunu kesti. Toplum mevcut iktidardan umudunu kesti ama gidebileceği adres yok. Ana muhalefet partisine güvenmiyor. Ana muhalefet partisi tüm bunları gündeme getirip, bununla ilgili çare arayıp, iktidarı bu konuda sıkıştırmak ve doğruya davet etmek yerine, kendi aralarında iç kavgalarla uğraşıyorlar. Dolayısıyla toplum bu iki kutup arasında sıkışmış. Geleceğiyle ilgili kaygı yaşıyor. Dolayısıyla biz birbirine benzeyen üç tane siyasi parti bir araya gelerek, üçüncü bir yol, yeni yol bulmak adına uzun süredir zaten çalışıyorduk. Nihayetinde bu konuda parlamentoda tek çatı altında bir grupla başlayarak, bu işi ileriye götürmek amacıyla bir araya geldik. Niyetimiz bu alandaki boşluğu doldurabilmek. Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan'ın da ifade ettiği gibi, eskiden Adnan Menderes'e, Turgut Özal'a, Süleyman Demirel'e oy vermiş olanlar, ortalama Anadolu insanlarının, merkezdeki insanların şu anda bir arayışı var. Bu arayışa adres olmak, cevap vermek niyetiyle ve gayretiyle bir araya geldik. Parlamentoda ilk toplantımızı geçen hafta yaptık. İnşallah bundan sonraki çalışmalarımızda da topluma kendimizi bu anlamda daha fazla tanıtma imkânı bulabileceğiz diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

ALTUN: "ORTAK ÇALIŞMALARLA İNSANLARIMIZLA GÖRÜŞÜYORUZ"
Daha sonra söz alan Sivil Toplum İlişkilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kerem Altun ise, siyaseti sahada yapmaya gayret ettiklerini belirterek, "Van'a gelmemizin amacı da budur. Şu anda ülkemizin birçok ilinde partimiz genel merkez ve yerel yöneticilerin ortak çalışmalarıyla insanlarımızla görüşüyoruz. Bu görüşmenin kapsamı geniş tutulmaya çalışılıyor. Dolayısıyla burada sivil toplum örgütleriyle bir araya gelerek onların görüş ve önerilerini alarak, çözüm önerilerimizle birlikte kendilerine katkı sunmak için çalışıyoruz. Bugün toplumda üç temel güç var. Bunlardan birisi devlet sektörüdür. Devlet sektörü toplumun eğitim, sağlık ve güvenlik gibi temel konularıyla ilgilenen düzenleyici bir kurumdur. İkincisi ise bütün iş dünyasını ilgilendiren özel sektördür. Yani kar amacı güden özel sektör. Üçüncüsü ise dünyada her geçen gün etkinliği artıran, demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan, demokratik ülkelerde sesi yüksek çıkan ve kişiyle devlet arasında görev yapılan alanda kişinin lehine göre devletin karşısında hak savunuculuğu yapan kitlelerdir. Sivil toplumcu anlayışa göre bir ülkede demokrasi varsa, demokrat bir yapı varsa, sivil toplum orada daha güçlüdür. Amerika'da bugün her iki kişiden birinin sivil toplumla ilişkisi var. Fransa'da her üç kişiden biri, Avrupa Birliği genelinde dört kişiden birisinin mutlaka sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkisi var. Sivil toplum kuruluşları özellikle gönüllülük esasına dayalı, kar amacı gütmeyen, o topluluğu meydana getiren kişilerin hakkını, hukukunu savunan birlikteliklerdir. Toplumun temel yapısıdır. Ülkemizde demokrasinin sıkboğaz edildiği bir dönemde sivil topluma hayat hakkı tanınmadı. Özerk olması gereken sivil toplumun mutlaka sivil inisiyatifin, devletin veya siyaset kurumunun etkisi alanına alındığı, onların istekleri doğrultusunda, talepleri doğrultusunda faaliyet yaptıklarını görüyoruz. Bu sivil toplumcu anlayışın çok uzağındadır. Sivil toplumun olduğu alana çok fazla müdahale olmaması gerekiyor. Demokratik ülkelerde bu böyledir. Ama ülkemizde yaşadığımız şu dönemlerde demokrasi gerçekten sıkboğaz edilmiştir. Temel hak ve hürriyetleri noktasında çok ciddi bir baskı var. İnsanlar kendilerini ifade edemiyor. Hak sahipleri haklarını savunamıyor. Özgürlükçü bir anlayışla olaylara bakamıyor" dedi.
"VANLILARIN ELİNDEN TUTAN KİMSE YOK"
Van'da önemli bir birikim olduğunu ve bunu hayata geçirecek kişi sayısının az olduğunu belirten Altun, "Van'daki sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ettiğimizde hepsinin ortak noktası seslerine kulak verilmemesidir. 'Problemlerimiz çok, çözüm önerilerimiz yok. Çaresiziz' diyorlar. Haklı problemlerinde yalnız kaldıklarını ifade ettiler. Bu kadar birikimi olan kentte yağ var, şeker var, un var ama helva yapan sayısı az. Hemen hemen baktığınızda bütün meselelere bir noktada toplanıyor. Bu da çözüm arama noktasıdır. Çözüm arama noktasında kendilerine rehberlik edecek, çözüm üretecek, problemlerine çare bulacak devlet kurumları duyarsız. Görmek istemiyor, işitmek istemiyor. Esnafın, sanayicinin, vatandaşın, emeklinin hali ortadadır. Tarım ve hayvancılık Van'da son derece sıkıntılı bir dönem yaşıyor. Vanlıların elinden tutan kimse yok. Çözüm üretimi konusunda destek olan kimse yok. Şehri dinamiklerini hayata geçirecek temel unsurlar var. Birinci mülki amir, ikincisi belediyeler, üçüncüsü üniversiteler, dördüncüsü sivil toplum kuruluşlarıdır. Dolayısıyla fikir üreten fikir kuruluşları, vakıflar, dernekler, odalar, meslek odaları ve bunların toplamının birleşmesinde çıkan enerji o kentin, o ilin sosyal hayatına, sosyal refahına katkı sunar. Bugün herkes bir tarafa çekiyor. Dolayısıyla biz bu saha çalışmalarımızda sivil toplum kuruluşlarından almış olduğumuz sorunlarıyla ilgili raporlar gittiğimiz yerlerde değerlendireceğiz. Milletvekillerimiz mecliste bunların takipçisi olacak. Sivil toplum kuruluşlarıyla bir köprü oluşturmak istiyoruz. Bu anlamda yaşanan problemleri dile getirmek, muktedir olanlara, iktidar gücünü kullananlara vatandaşın halini görmelerini sağlamak için bunları yapıyoruz. Toplum bugün sıkıntılı, toplum hayatındaki en sıkıntılı dönemlerini yaşıyor. Esnaf perişan ve siftah etmiyor. Birçok işyeri kapandı. Ciromun geçmiş yıllara nazaran 3'te 1'ni alamıyorum diyen esnaflar var. Şehrin trafiği konusunda müthiş bir şikâyet var. Van'da trafik tıkandı. Çevre yolundan tutun, raylı sisteme kadar talepler var. Kuzey Van Gölü Projesi'yle ilgili talepler var. Kavşaklara ihtiyaç var. İnsanların hayatlarını rahatlatacak, kolaylaştıracak çözüm arayışı var" diye konuştu.

"VAN'DA SERMAYE KAÇIŞI VAR"
Toplumun her alanında ciddi sıkıntıların yaşandığını belirten Altun, "İnsanlar kaderiyle baş başa bırakıldı. Van büyük bir şehir. Van'da sermaye kaçışı var. Anadolu'ya doğru karşı bir kaçış var. Hâlbuki devletin ilgili kurumlarının öncülüğüyle sermayenin burada değerlendirilmesi gerekirken, bu sermaye maalesef burada kalmıyor. Eğitimde bugün tost yiyen ve test çözen bir nesil yetiştiriyoruz. Okuyan, inceleyen, araştıran, soran, sorgulayan bir neslin ötesinde, gününü gün eden bir gençlik yetişiyor. Gençlerimizin halini görüyorsunuz. Sahipsiz bir gençlik var. Gözü dışarıda olan bir gençlik var. Bu ülkenin nimetlerinden istifade etmesi gereken insanlar, bugün arayışı başka ülkelerde görmeye çalışıyor. Biz buna beyin göçü diyoruz. Bugün ülkemizde emekliler can çekişiyor. Emekliler insanca yaşayamıyor. Çocuklarına karşı, ailelerine karşı boynu bükük yaşıyor. Evine ekmek götüremiyor. Gençler arasında ev gençliği diye bir kavram oluştu. Gençler çarşıya çıkıp akranlarıyla bir yerde oturamıyor. Eve kapanıp, kara kara yarının ne olacağını düşünüyor. Bunlar toplumun sorunlarıdır. İnsanlara asgari ücretle geçinin diyoruz. Sahada biz bunları görüyoruz. Ankara'da oturarak bazı şeyleri tespit etmek kolaydır. Ama sahada yaşayan insanların yaşadıklarını görmek, onlarla hemhal olmak, onlarla konuşmak, dertleşmek size farklı bir pencere açıyor. Ülkeni gerçeklerini orada görüyorsunuz. Dokunduğunuz her yerde bin ah işitiyorsunuz. Bu devlete karşı olan bir güvensizliği de oluşturuyor. Bugün insanlarımız arasında bir duygu kopmuşluğu yaşanıyor. Bugün toplumda birbirini seven insanlar değil, birbirine şaşı bakan bir kitle maalesef yayılıyor. Van'da çok önemli sorunlar yaşanıyor. Van'ın gayri safi milli hasıladan aldığı payın ne kadar düşük olduğunu görüyoruz. Bu Van'ın hak ettiği bir şey değil. Van kadim bir şehirdir. Van potansiyeli olan bir şehirdir. Van bulunduğu konum itibariyle çok önemli avantajlara sahip ama maalesef bugün dezavantajlarla boğuşan, dezavantajlarla uğraşan, gözü devlette olan bir şehir haline geldi. Ama karamsar değiliz. Bu ilelebet devam etmeyecek. Ama en büyük sıkıntı oluşturulan korku ikliminde insanların kendisini ifade edememesidir. Temel hak ve hürriyetlerini yaşayamamasıdır. Bütün bunları görerek, Deva Partisi'nin gelecekte bu var olan sıkıntılara çözüm önerilerimizle birlikte halkımızın yanında olduğumuzu göstermek adına, bir gönül köprüsü kurmak adına, onlara dokunarak, gönüllerinde yer alarak, bir siyaset rotasını çizmeyi arzu ediyoruz. Bu yolda da çalışmalarımız devam ediyor" ifadelerini kullandı.
SÖNMEZ: "İLİMİZİN SORUNLARININ ÇÖZÜMÜ NOKTASINDA GAYRET SARF EDİYORUZ"
Son olarak söz alan DEVA Partisi Van İl Başkanı Av. Ahmet Sönmez ise, genel merkezden gelen heyetin önemli ziyaretler gerçekleştirdiğini belirterek, "İstanbul Milletvekilimiz ve Genel Başkan Yardımcımız Sayın Medeni Yılmaz, Sivil Toplumla İlişkiler Başkanı Sayın Kerem Altun, Halkla İlişkiler Başkan Yardımcısı Sayın Erkan İrven çeşitli ziyaret ve temaslarda bulunmak üzere ilimize teşrif ettiler. Heyetimizle birlikte ilimizdeki sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelerek, yaşanan sorun ve sıkıntıları birinci ağızdan dinlediler. İlimizde yaşanan sorunları rapor haline getirecek olan heyetimiz, bu sorunların çözümü noktasında çalışmalar yapacak. Yine milletvekillerimiz aracılığıyla bu sorunlar Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gündeme getirilerek çözülmesi için çağrıda bulunacak. İlimiz adına önemli bir ziyaret oldu. Kentimizin sorunlarına vakıfız ve bu sorunların çözümü noktasında gerek il başkanlığı olarak ve gerekse genel merkez düzeyinde çözümü noktasında gayret sarf etmeye devam ediyoruz. İlimizi ziyaret ederek, sorunlarımızla yakında ilgilenen ve bu sorunların çözümü noktasında gayret gösterecek olan heyetimize bir kez daha teşekkür ediyorum" dedi.