Terör örgütü İsrail, geçtiğimiz Salı günü içinde binlerce kişinin bulunduğu el-Ehli Arab - Babtits Hastanesini bombalayarak tarihin vahşi katliamlarından birini daha gerçekleştirdi. Bu saldırıda bine yakın kardeşimiz şehit edildi. Rahim olan Rabbimizden şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Ve Aziyzün Züntikam olan, Kahhar olan Rabbimizden Siyonistlere bu dünyada şiddetli ve zelil bir azabı tattırmasını niyaz ediyoruz.On beş gündür tarihinin en büyük yıkım ve soykırımlarından birine şahit oluyoruz. Gazze'de gözlerimizin önünde katliamlar yapılıyor. Bebeklerin, çocukların parçalanmış bedenleri yüreğimizi yakıyor. Bütün dünya Siyonist İsrail'in hukuk tanımaz ve had bilmez zulmüne karşı sessiz kalıyor. Bu sessizlik artık katil İsrail'e ikrar mahiyetinde bir desteğe dönüşüyor ve gün geçtikçe zulmünün şiddetini arttırmasına neden oluyor.
ABD'nin başını çektiği İsrail destekçisi Batılı ülkeler bu vahşet karşısında da ikircikli açıklamalar yapmış, Siyonistleri kınamaktan imtina etmiş, saldırının faili hakkında saptırıcı açıklamalar yapmıştır. Üstelik ABD, soykırımda kullanılan silahları İsrail'e göndermeye devam edeceklerini utanmazca beyan etmiştir. Soykırımcı devlet kendisine verilen şartsız ve kayıtsız desteği fırsata dönüştürmüş ve Salı gecesi bütün dünyanın dehşet verici bir öfkeyle izlediği hastane saldırısını hem de açıkça bir katliam amaçlayarak en yıkıcı füzelerle gerçekleştirmiştir.
Yalan haberlerle, dezenformasyonla, algı operasyonlarıyla direnişi karalayan ve soykırımı meşrulaştırmaya çalışanlar, Salı akşamından beri şaşırmış durumdalar. Artık hakikati nasıl örteceklerini bilemiyorlar. Yaşanan vahşetin farkında oldukları için ve bunu dünya kamuoyuna izah edemeyeceklerini bildikleri için inkâr ediyorlar. Oysa bütün dünya İsrail ve destekçilerinin kirli yüzünü bir kez daha bütün çıplağıyla gördü.
Buradan açık ve net söylüyoruz.
Bu soykırımın ortağı Akdeniz'e gemilerini gönderen ABD'dir, İngiltere'dir.
BM Güvenlik Konseyinde katliama arka çıkan, ülkesinde Filistin'e destek eylemlerini yasaklayan Fransa'dır.
Hala İsrail'in kendini savunma hakkı vardır diyen Almanya'dır. Asıl ortak,İsrail'e destek açıklaması yapan bütün AB ülkeleridir.Türkiye'yi İsrail'e destek vermeye ve tarafını seçmeye çağırarak tehdit eden Avrupa Parlamentosudur.
Bu vahşet Filistin halkı için yeni bir şey değil. İnsanlığın yalnız bıraktığı Filistin bu şok edici katliamları 75 yıldır yaşamaktadır.
Aslında sadece bugün değil 75 yıldır bitmeyen bir katliam yaşanıyor.
Mescid-i Aksa'nın mahremiyeti 1948'den beri çiğneniyor.
Barış şehri olan Kudüs 75 yıldır mahzun.
Yerleşimci çeteler her gün Filistinlilerin evlerini ve mallarını gasp ediyor.
16 yıldır boykot altındaki Gazze'de 2 buçuk milyon insan zindan hayatı yaşıyor. Siyonizm'i şımartan, kendileri de soykırım ve kan üzerine kurulu olan Batılı devletler, zalimi mazlum, mazlumu da zalim göstermek için canhıraş bir şekilde ellerinden geleni yapıyor...
İsrail'in bu vahşi saldırıları, uluslararası hukuku ve insan haklarını açık bir şekilde ihlal etmektedir. Sivil halkın yaşam hakkı, güvenliği her zaman ki gibi hiçe sayılmaktadır. Bu barbarca saldırılar, Soykırımcı İsrail'in hadsizliğini ve hukuksuzluğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.
Gazze başta olmak üzere bütün Filistin yıllardır insani krizin pençesinde olan bir ülkedir. İsrail'in bu saldırıları, bölgedeki acıyı, yıkımı ve çaresizliği daha da artırmaktadır. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar dâhil olmak üzere; masum sivillerin ölümüne neden olan bu vahşetin sorumluları acilen adalet önünde hesap vermelidir.
Maalesef bütün dünya bu katliamlar karşısında gözlerini kapamakta, kula